Ve bir kapının önündeyim,
Beni buraya çeken ,senin çığlığın ey perim.
…….
Daha sabahın adı koyulmamışken,yeşil henüz koyu karanlık,
Yüzümü yıkadığım ırmak kenarı
Daha bir titrek, daha bir serin…
Seherlerde duyduğum kristal sesin ,
Sudan mı yoksa dağdan mı gelir bilmeden
Yaramı yine kanatır..
Çakıl taşları görülse eğer
Ciğer yangınımı suya sıçratır….
Çıkmıyor içimden,
Feryat edişin
Duydum mu bilmeden anlayamadan.
İçimde yeniden yitip gidişin…
……
yönümü çevirdim sesinden yana
bu sefer bulacağım kurtuluşun yok
nedir bu feryat nedir bu şiir..
ağıt mı şarkı mı
şu ses verişin…
,dalıyorum ormana,
yeşilin siyah koyu yapraklarından
sabahın çisileri düşüyor..
yüzümü yeniden yıkıyor
içimi serinlik kaplıyor..
hafifi hafif titriyorum..
…
diyorum kasemim senin adına.
Bu sefer dindireceğim
Yürek acını.
Yeter ki sesin
Yol açsın bana.
…
Ağaç dalları sarkıyor
Üzerime.
Karanlık karanlık sarılıyorlar,
Sıkışıyorum
Geçemiyorum.yırtılıyor yüzüm, ellerim,
Göğsüm…
…….
Sesin geliyor sonra karanlıklardan
Yeniden yoluna düşüyorum.
Atımı bıraktım en son meydanda,
Köpeğim ürkmüş ben gelmem diyor.
Şövalye
Şövalye.titriyorsamda,
Seni bulacağım ey peri kızı.
…..
ne kadar uzunmuş bu seher vakti.
Ne o bitiyor
Ne yol bitiyor..
Karanlık çöktükçe katbekat koyu
Diyorum
Güneş tersine mi döndü,
…
yolumu kesiyor cadı kızları.
Her türlü çirkeflik, bini bi para
Yok diyorum bu sefer, bu sefer başka
Yırtacağım bu yalancı perdeyi
Aldırmadan bin bir türlü pusuya
……
Yuvarlana tökezleye bir avluya varıyorum..
Kılıcım düşüyor ellerimden,
Mızrağım kırık
Kalkanım kayıp,
…..
Sen bana ne yaptın böyle,
Nereden getirdin
Nasıl ulaştın,
Ne sihirli sesin varmış,
Ne kor nefesin,,…..
……
Cadının kurtları dalıyor en son,
Kimi ısırıyor kimi tırmalar
Zaten yüreğimde bin yara var,
Nedir uğrunda çektiklerim,
………
Kararsızlık çökemez,vuramaz hiçbir devin
Sen ey cadı karısı
Bu mu bütün hünerin,
…..
Aslanın yok mu
Hani ejderlerin.
Gönder üzerime
Adım şövalye benim…
Tırsarsam namerdim….
…
ey peri kızı
istediğin kadar derinlere kaç.
Derdin nedir bileceğim…
Gece yarılarında seni inleten
Esrar bir daha
Kapatamayacak
Perdelerini
Oraya ulaştığım zaman
….
Artık sabah olmayacak,
Güneş üşümüş artık,
Karanlık susmuş
Yollar kıvrılı
Her şey cadıyla
Boğuşumu seyreder
Kimse kıpırdatmaz kılını…
…
Eğer senin o billur sesin
Yankılanmasa şu vadilerde
Şu kara dağda
Beklide yitip giderdi
Azgın meydanların
Şövalyesi
Anılmazdı adı dabir daha..
..
işte görünüyor mendebur şato.
Karanlık sular damından dökülüyor omuzlarıma
Artık yorgunum,
Sürümekteyim ayaklarımı,
Mecalim yok ey peri
Bu kapıları
Ne açmaya
Nede bakmaya.
Çökeceğim
Kapına
Ölürsem öleyim..
Adım da kaybolsun sanım da
Ellerim düşüyor zaten yanlara
Göz kapaklarım dayanmıyor bu karanlığa..
….
….
Hayal meyal oluyor kapı duvarlar
Yıklıyorum
Taş basamağa….
Yenildim ey
Peri kızı
Sesin bitiyor ,
Aşkın bitiyor,
….
Beni artık yok say sen buralarda
…
Ne kadar kaldım bilemiyorum.
Bir asır mı, bin şeytan yılı mı,
Üzerimde kertenkeleler yuva yapmış
Bir kurbağa prenses olmak için öpmeye çalışıyor.
Açılıyorum,
…….
Kanatlı bir kapı önündeyim
Tokmakları adam başı kadar,
Yarılmış yer yer çatlamış
Kapılar..
yanda
Benden önce gelmiş şövalyelerin
Kafa tasları
Bir tepe kadar.
…….
Sen oyun mu oynadın
Yoksa aldattın mı beni.
Tuzak mıydın yoksa
Alemde şövalye kalmasın diye…
Bir bir telef etmek miydi bizi
Buraya çekişin,
…..
Sesin de yok zati
Zati ışımıyor hala gölgeler
Dolanmış ayaklarıma tevek dalları.
Sırıtıyor deliklerden köstebekler…
….
Yığılmaktayım
Ses bir ses ey peri kızı
Billur sesin yol bulsun bana.
Doymadın mı bu kadar kana,,
…..
birden bir sürgü sesi geliyor kulaklarıma
dikiliyorum,
kılıcım gürzüm hiçbir şeyim yok
anlıyorum kapı açılmak ister
zorlanıyor lakın açılamıyor
dayanıyorum ne olcaksa o,
bütün gücümle
lanet kapıya.
Dayanıyorum…
….
Dayanıyorum
Köhne yapıya
Bakayım ne saklıyorsun
Asırlardır burada kiminsin sen
Kim dikti seni buraya
…
aralanıyor.dayanamıyor,
alemin her yerinde yorulan pazularıma..
…..
aman Allah ım,
elinde bir şamdan bir peri kızı.
Yok bu süreya yıldızı..
Başım düşüyor döşüme doğru
O ise utancından kehribar gibi.
Hoş geldi şövalye ,şerefyab ettin.
…
ne mümkün konuşmak,
bir nefes almak,
canım bin yıl burada kıpırdamadan kalmak
tam burada kuruyup solmak istiyor.
Şeref buldum
Diyorum
O nazik cana,
Bakamıyorum yüzünden yana
,nedir diyorum
bu figan edişin
neye ağlıyorsun
niçin gülmezsin.
Diyor bir dev var,
İçerde , ne kadar peri kızı varsa alemde
Hepsini kapattı bir mahzen içre,.
…..
Esiriz asırlardır.ey asil şövalye
Yardım et kurtar bizi bu zalim devden..
..
Ne istersen yaparız
Sihirli değneğimizle.
Seni diriltir can ederiz,
İstersen bin yıl bir ömür verir,
Adını dillere destan ederiz…
……..
Beni annem ne için doğurdu ki..
Neden şövalye oldum..
Neden meydana çıktım..
Hiçbir şey olmazsa da karşılığı,
İşim bu.
Sevgili peri.
…….
Titriyor içim,.
….
Devden filan değil,
Yanında olmaktan
,
göster bana o devi uzaktan,
şöyle arkama saklan..
…
mahzene doğru iniyor adımlarımız
o önde ben,
ben bakamadan,,
git git bitmiyor
daralıyorum
bu yol bitmeyecek
..
bir yere varıyorum
saray ki saray
dev uzakta suratıma bakmakta..
…..
ortada kristal bir fanus var
alemde ne kadar peri kızı varsa.
Doldurmuş içine
Acımadan..
…..
Ulan diyorum nasıl kıydın,,
Sen bunlara kıymadın, aleme kıydın .
Nasıl cansız bıraktın koca
Evreni,
Ne neşesi kalmış ne de nefesi
Utanmadın mı
Arlanmadın mı.
bir şövalye
Giriverirde şu kapıdan
Bunu sorar diye,
Sen ne egoist,
Ne bencilmişsin,
.
sal kızları kızdırma kafamı
zaten bıkmışım
zaten yorgunum.
……
Dev diyor
Bir şarta salarım
Kabul edersen ne ala
Etmezsen dalarım…
Buyur diyorum..
Sen bana hizmet edeceksin onun yerine
Ben hemen onu ve diğerlerini salacağım…
…..
Donup kalıyorum.
Bu neydi şimdi.
Kızların karşılığında özgürlüğüm ,,
Kıpırdamadan duruyor zaman.
…..
Peri kızına bakıyorum
İlk kez görüyorum gözlerini
Ağlamaktan asırlardır
İnciye dönmüş
Sesini duyuyorum
Bir nefes gibi..
Yakıyor içimi..
.
Bir şartla diyorum
Her sabah seher vakitlerinde,
Yeşil yapraklar daha karayken,
Damlıyorken
Sabahın çiseleri,
Otlarda daha nem varken.
Serinlik içini ışıtıyorken insanın,
Melekler göklerden bakıyorken
Dolaşmama izin ver seher vakitlerinde.
Aşkıma doymadan ayrılıyorken
Çok bir şey istemem özgürlüğüme.
…
Yeter ki dolaşayım sokaklarında
Şehirler henüz ışıyorken.
..
Kırılıverdi
Kristal fanus
Uçuverdiniz dışarılara
…
ben öylece esiriniz…
……
güneş doğuyor…
…………….
Ey perim,
Her sabah güneş doğmadan evvel,
Sokaklarda sessiz gezen şövalye,
Hiçbir şey istemez senden,
Sizi odunlara can versin diye,
Salı verirken aleme.
Sabah erken uyanın,
Perde gerilerinden
Boynu bükük bir şövalye
Geçerken
Ellerinizi
Götürün dudaklarınıza yeter.